A beautiful collectors’ house in Johannesburg

•May 22, 2013 • 1 Comment

Collector' s house in South Africa

Had you ever visited a collector’ s house or wondered what would its interior look like?  Well, there is one  I want to share with you today which I truly loved, reflecting the exquisite taste of  the people living in this beautiful home.

220m2 dwelling surrounded by the Jungle trees in the suburb area of Johannesburg, South Africa  accommodates the collector couple’ s remarkable collection of African, Indian and  Chinese furnitures, arts and artefacts.  The high ceiling house takes a lot of day light which beautifully showcase all the beautiful objects and furnitures which are collected from around the world.

The couple, Lionel & Loullea are the Chinese antique specialists  who owns the store called Trade Roots. Besides their visits to Far East they travel through Africa, Egypt and Morocco and source unique goods for their store. They  state they only buy things that they like and it is important for them  the goods have aesthetic or emotional appeal. They have never bought anything simply because they thought it was a good investment. I can imagine the way they shop just looking at the great pieces they collected at their home. The decoration is definitely a result of  their real appreciation for world cultural, deep knowledge and sophisticated eyes. Yes thats how an antique collectors house should look like.

Mix of antique objects from around the world

Antique set up

eclectic dining room

A beautiful home in south Africa

reading room

Showcasing Antiques, arts & artefacts

Eclectic and modern bedroom style

Chinese antique cabinet

Arts & Artefacts in the garden

images via house and leisure

photos by Elsa Young

Get the coastal living style cause the sky and the ocean is your only limit

•May 16, 2013 • Leave a Comment

Reblogged from munahome:

Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post

As seasons change, we finally get close to smell the salty taste of the blue waters. It is no longer far from us  to dream about the summer and living a low-key life style far from the city. Don' t you agree it is most fun and relaxing just wearing comfortable outfits, walking on the beach with naked feed, cooling in the fresh water, looking at the endless horizon of the sea and probably searching for the best shells to decorate home.  

Read more… 421 more words

Muna Home kilims and rugs at diseno Istanbul Store

•May 15, 2013 • Leave a Comment

Reblogged from munahome:

Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post

Following up our blogpost of "A great combination of Traditional Anatolian kilims and Scandinavian Style"  2 weeks back, we have delivered some new sheepskins, overdyed rugs and vintage Anatolian kilims to diseno store in İstanbul and combined with the contemporary Scandinavian furniture.  As a result, the bright colored wool rugs and carpets perfectly mixed with the modern bold colored furniture and added an extra depth to the whole overall decoration of the store and to the floor.

Read more… 95 more words

Ben bu küçük lokantaya bayıldım, NANE

•May 8, 2013 • 4 Comments

Nane restaurant

Biraz evvel Kalamiş da çok şirin Nane adlı bir mahalle lokantası keşfettim. Sizlerle paylaşmadan edemedim. 4 yol ağzının kesiştiği bir köşede,  mavi minik masa ve sandalyeleri, bembayaz örtüleri, üzerinde pembe çiçekleri ile öyle sevimli bir yer ki hemen canım oturup şöyle güzel bir mantı yemeyi çekti.  İyiki de yemişim, meğer kaç çeşit mantı varmış?? Hem de çok lezzetliymiş! Kısacası hem midem, hemde gözlerim bayram etti bu küçücük restaurant da. Arkasından da güzel bir çay ikramı ve sohbet. Öğle arası yemeği için insan daha ne ister?

Nane ve Hülya hanım

Tüm bu güzelliklerin arkasında bir kadın eli olduğuna hiç şüphe yok diye düşünürken, Nane’ nin sahibi  Hülya hn. yanıma geldi ve  ”memnun kaldınız mı yemeğimizden?” diyerek daha da bir gönlümü aldı. İçimden geçirdim “ne kadar güzel?” diye. İnsanın bir mekandan zevk alabilmesi için milyonlarca lira harcanıp, kapısında uzun sıralar oluşması gerekmiyor gerçekten. Bu mekan en fazla 40m2 birde içeride 4 masası, dışarıda 3 masası var, okadar. Ama tuğla duvarları üzerine yerleştirilmiş çeşit çeşit mavi-beyaz çin porselen tabakları ve harika duvar mozaikleri, açık mutfağı ile gerçekten mükemmel bir küçük lokanta. Meğer, Hülya hn. ın kızı da iç mimarmış ama lokantanın tasarımını Hülya Hn. yapmış. Ne demeli? Çok zevkli ve aynı zamanda eli lezzetli bir bayan. Kendisini tebrik ediyorum.

Kalamış ta küçük bir lokanta

Ve şöyle bir dilek de bulunuyorum. Artık, lütfen peşmurde “salaş” adı altında pis, özensiz, kokulu lokantalara kimse pirim vermesin. Midemizin keyfi ne kadar önemli ise gözümüzün zevkide bir o kadar değerli olsun. Sonuçta estetik detaylar da gizli. Hayat da güzel detayların farkına varınca daha keyifli. Bu güzel öğle arası için teşekkürler Hülya Hanım!

A true inspirational artist Anahata Katkin' s home and spiritual livingstyle

•May 3, 2013 • 5 Comments

Reblogged from munahome:

Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post

There are some people in the world I believe comes into life to create and inspire others. I find they are the most admirable people on earth gifted with the rich talents. Here in today' s post I am very happy to a share a person exactly like that Anahata  Katkin who surrounded her life with art, design and creativity.  We will visit her home, studio and shop called PAPAYA.

Read more… 542 more words

Karaköy’ ün zevkle tasarlanmış metropolitan butik oteli, The Haze

•April 29, 2013 • 1 Comment

Interior designer Sebnem Gurcun

İstanbul’ un kalbinde yer alan, her geçen gün sürpriz mekanları ile şehre renk katan Karaköy’ de yepyeni bir Hotel açıldı, The Haze.

Otel’ in iç mimarı  GC mimarlığın kurucusu,yetenekli iç mimar ve peysaj mimari, Şebnem Gürcün ile giriş katında Forneria restaurant da lezzetli pizzamızı yerken hoş bir sohbet ile mekanın tasarım hikayesini konuştuk. Ardından tüm binayı dolaşarak bu güzel metropolitan otelin projesinden yapım aşamasına ve tasarım süreçlerine kadar tek tek üzerinden geçtik.

The Haze Karaköy yapı olarak geçmişte fırın olarak kullanılan Keçeli Han ile 1930′ lu yıllarda Makara fabrikası olan iki binanın mekansal birleşimiyle hayata gelmiş. 1000m2 lik bir zemin üzerine kurulan otelin 22 odası bulunmakta. Binanın tüm pencere, balkon ve  kapı detaylarında Art Deco etkisi ince dokunuşlar ile hissedilirken genel mimari detayları ile neoklasik üslupta betonerme yapı özelliğini taşıyor. Sohbetimizde otelin içmekan tasarımcısı  Gürcün, yapının tüm iç detaylarının çözümlendirilmesi sırasında aynı kimliği yansıtmaya özen gösterdiklerini vurguluyor.

The Haze Hotel Karakoy lobby

Şebnem Gürcün mekanlarda kullanılan tüm mobilyaların ve dekoratif görsel elementlerin butik konsept otel için özel olarak tasarlandığını, malzeme seçimi ve aydınlatma çözümlerinde ise mekanı ferahlatıcı, yumuşak, dinlendirici bir tarz amaçladıklarını vurguluyor. Özellikle giriş katında eski Türk mimarisinde kullanılan geometrik ve kırık formlar ise butik oteli çevresindeki bölgesel doku ile hoş bir bağ kurmuş. Buna ek olarak katlar arasında cam asansör ile dolaşırken duvarlara dijital baskı olarak çalışılmış  İstanbul’ un sembolik grafik görselleri bir İstanbul otelinde olduğunuzu hatırlatan hoş bir detay olarak düşünülmüş.

The Haze Hotel Ceiling details

Altıgen ve tarihi İstanbul yapılarından esinlenen geometrik formlar daha çok giriş katında göze çarpıyor.

The Haze Karakoy lobby design

Lobby de zeminde metal görünümlü, geniş seramikler kullanılarak  çağdaş ve modern görünüm sağlanmış. Metal ayaklı altıgen mermerden sehpalar ise ortama sade ve zarif bir etki katmış.

Forneria Restaurant

The Haze‘ in giriş katında yer alan Portekizce de karşılığı “fırın” anlamına gelen Forneria gurme restaurant ise lobby’ e açılan kapısı ile otel ile adeta birleşmiş.

Forneria Restaurant design

Forneria‘ nın şık, rahat ve çağdaş tasarımı The Haze ile hoş bir bütünlük oluştururken Karaköy’ ün büyüleyici ortamı, restaurantın lezzetli yemekleri, otelin etkileyici mimarisi ve zarif dekorasyonu hepsi bir araya gelince ziyaretçilerine  kendini iyi hissetiren güzel bir duyusal deneyim yaşatıyor.

The Haze Karakoy architecture

Genel olarak modern ve çağdaş bir dekorasyon tarzına sahip olan mekanın detaylarında klasik çözümlemeler ile binanın dış neoklasik tarzına göndermeler yapılarak iç ve dış stilde yapısal bütünlük elde edilmiş.

Hotel design

 Aynı zamanda peysaj mimarlığı yapan Şebnem Gürcün iç mekanlarda oluşturduğu köşe ve nişlere doğayı taşımayı arzulamış,  gizli aydınlatmalar ile  çeşitli bitkileri aydınlatarak ortama doğal bir hareket katmış.

Forneria restaurant & The Haze Karakoy

The Haze boutique Hotel rooms

Üst katlarda yer alan odalarda  kullanım alanlarının rahatlığı ön planda tutularak özellikle mobilyalarda köşe hatlar yuvarlatılarak yumuşatılmış. Genel malzeme seçiminde ise alanların olduğundan büyük gözükebilmesi için özellikle yansıtıcı yüzeyli kaplamalar, metal, lake ve ayna gibi malzemeler kullanılmış. Konfordan ödün vermeden , sade ve çağdaş çizgilerle kombinlenmiş tekstil malzemeleri ve duvar kağıtları odaların zevkli tamamlayıcı öğeleri olmuş.

The Haze Hotel rooms

Siyah ve beyaz parlak lake mobilyalara genellikle doğal, rahatlatıcı ve yumuşak tonlar eşlik ederken odalardaki ahşap parkeler ve çeşitli yerlerde kullanılan ahşap dekoratif elementler ortama sıcak bir hava katmış. Mekanlarda göze çarpan tek vurgulayıcı renk ise lobby de yer alan karşılama bankosunda ve odalardaki koltuk ve kanepelerde serpiştirilerek kullanılan kırmızı renk.

Hotel bathroom design

Odalardaki banyolar ise sürgülü buzlu camlı kapılar ile separe edilerek, alanlar arasında derinliğe destek verilip  transparan etki sağlanılmış. Kullanılan gizli aydınlatmalar ve yumuşak hatlı vitrifiyeler alana küçük olmasına rağmen oldukça rahat ve sıcak bir hava katmış. Özellikle yuvarlak heykelsi formlu lavabo kendi başına hoş bir dekoratif element olarak yerini alıyor.

İtalyan mermer

Islak alanlarda ise çeşitli bölgelerden temin edilen Türk ve İtalyan mermerlerine yer verilerek geçişlere hoş bir zenginlik katılmış. Kat aralarında yer alan merdiven ve diğer taban yüzeylerde afyon mermeri kullanılmış.

The Haze restroom design

Siyah renk, metalik mozaikler ve yansıtıcı yüzeyler ve mermer mekana zarif  bir şıklık katarak  ortamı son derece çekici kılmış.

Bütünsel, fonksiyonel ve genel kullanıma açık bu şık butik otel davetkar olduğu kadar, sahip olduğu ev sıcaklığı ile bir o kadar da ziyaretçileri için özel. Sanıyorum The Haze kısa zamanda İstanbul’ un kalbinde yer alan en gözde mekanların içinde yer alacak. İstanbul’ u ziyaret etmek, merkezi ve şık bir mekanda konaklamak isteyenlere tavsiye edilebilecek başarılı bir butik otel olduğunu düşünüyorum.

İlgilenenler için kontak bilgileri:

Necatibey Caddesi No:38
                        Karaköy / İstanbul / Turkiye
                        T. +90 (212) 293 99 55 PBX
                        F. +90 (212) 293 55 15
                        info@thehazeistanbul.com
                        http://www.thehazeistanbul.com

 

A great combination of Traditional Anatolian kilims and Scandinavian Style

•April 26, 2013 • Leave a Comment

Reblogged from munahome:

Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post
  • Click to visit the original post

,

It is nobody' s surprise that Kilim rugs are becoming a huge trend to decorate modern-contemporary interiors. Especially, Scandinavian style which is a symbol of modernism and functionalism has welcomed this great look into interiors to spice up and to balance the hard edges of minimalism. Kilims brought a fun and sophisticated eclectic look by its international flare.  It is so popular these days we see almost in each light washed minimal interior setup decorated by great kilims having bright colors and cheerful patterns.

Read more… 540 more words

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 2,761 other followers

%d bloggers like this: